Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
conductimetric titration
termofílico
Pull to refresh
interquartilic semirange
dohexacontane
do bit
boarding cards
yellow Rose
Polishing machine
natural compound
Harris' Hawk
high-level logic
warm over
utilidades tributables
botching up
timbrólogo
computerized electroencephalogram
penal action
indifference point
holey roll
News release
video streaming
vent chamber
Spectral scalloping
question begging
one down
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"one down"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Teknik
1
Teknik
one down
expr.
eksi bir
"one down"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
one-down position
i.
bir alt pozisyon
2
Genel
one-down position
i.
bir alt konum
3
Genel
come down in one's opinion
f.
birini eskisi kadar saymamak
4
Genel
one's fever go down
f.
ateşi düşmek
5
Genel
let one's hair down
f.
sakinleşmek
6
Genel
put one's foot down
f.
yasaklamak
7
Genel
lay down one's arms
f.
silahlarını bırakmak
8
Genel
let one's hair down
f.
kendinden geçmek
9
Genel
put one's foot down
f.
sert bir dille uyarmak
10
Genel
put one's foot down
f.
ayak diremek
11
Genel
look down one's nose at
f.
hor görmek
12
Genel
put one's foot down
f.
direnmek
13
Genel
lay down one's arms
f.
savaşmaktan vazgeçmek
14
Genel
look down one's nose at
f.
küçük görmek
15
Genel
choke down one's rage
f.
öfkesini bastırmak
16
Genel
plump down on one's knees
f.
dizlerinin üzerine çöküvermek
17
Genel
have one's guard down
f.
tetikte olmamak
18
Genel
go down on one's knees to somebody
f.
ayaklarına kapanmak
19
Genel
let down one's hair
f.
samimi davranmak
20
Genel
go down on one's knees to
f.
ayaklarına kapanmak
21
Genel
lay down one's life
f.
canını feda etmek
22
Genel
come down in one's price
f.
kendi malının fiyatını düşürmek
23
Genel
smooth down one's hair
f.
saçlarını yatırmak
24
Genel
lay down one's arms
f.
teslim olmak
25
Genel
go down on one's knees to
f.
diz çökmek
26
Genel
let one's hair down
f.
rahatlatmak
27
Genel
let one's hair down
f.
rahatlamak
28
Genel
let one's hair down
f.
içini dökmek
29
Genel
get down off one's high horse
f.
yelkenleri suya indirmek
30
Genel
drop down from one's hands
f.
elinden düşürmek
31
Genel
slip down from one's hands
f.
elinden kaymak
32
Genel
mark down one's price
f.
fiyatını düşürmek
33
Genel
cut down one's scope
f.
kapsamını daraltmak
34
Genel
bring down one's price
f.
fiyatını düşürmek
35
Genel
mark down one's price
f.
fiyatını indirmek
36
Genel
bring down one's price
f.
fiyatını indirmek
37
Genel
push down one's price
f.
fiyatını indirmek
38
Genel
push down one's price
f.
fiyatını düşürmek
39
Genel
fall down into one's knees
f.
dizlerinin üzerine düşmek
40
Genel
break down one's prejudices
f.
önyargılarını yıkmak
41
Genel
smooth (down) one's skirt
f.
eteğini düzeltmek
42
Genel
ram it down one's throat
f.
birine bir şeyi zorla benimsetmeye çalışmak
43
Genel
shove down one's throat
f.
birine bir şeyi zorla benimsetmeye çalışmak
44
Genel
ram it down one's throat
f.
dayatmak
45
Genel
ram it down one's throat
f.
birine bir şeyi dayatmak
46
Genel
shove down one's throat
f.
birine bir şeyi dayatmak
47
Genel
shove down one's throat
f.
dayatmak
48
Genel
(one's price) go down
f.
fiyatı düşmek
49
Genel
be down on one's luck
f.
talihi yüz çevirmek
50
Genel
(creditors) beat one's door down
f.
alacaklıları kapıya dayanmak
51
Genel
(creditors) beat one's door down
f.
alacaklılar kapıya dayanmak
52
Genel
let one's hair down
f.
kafa dağıtmak
53
Genel
plaster one's hair down
f.
saçlarını yapıştırmak
54
Genel
be down to one number
f.
altılıda beşte kalmak
55
Genel
be down to one number
f.
bir numarayla kaybetmek
56
Genel
be down to one number
f.
bir sayıyla kaçırmak
57
Genel
take down one's plate
f.
plakasını almak
58
Genel
get down on one's knees
f.
diz üstü çökmek
59
Genel
get down on one's knees
f.
dizlerinin üstüne çökmek
60
Genel
one's tempo slow down
f.
temposu düşmek
61
Genel
be down on one's uppers
f.
müşkül duruma düşmek
62
Genel
pull down one's pants
f.
pantolonunu indirmek
63
Genel
be paralyzed from the waist down for the rest of one's life
f.
hayatının geri kalanı boyunca belden aşağısı felç olarak kalmak
64
Genel
put down one's profession
f.
mesleğinizi kötülemek
65
Genel
down on one's luck
s.
bahtsız
66
Genel
down on one's luck
s.
talihsiz
67
Genel
down on one's luck
s.
kör talih
Öbek Fiiller
68
Öbek Fiiller
bring something crashing down (around one)
f.
(bir şeyi) yerle bir etmek
69
Öbek Fiiller
bring something crashing down (around one)
f.
hayatını derinden etkileyecek (bir şeye) sebep olmak
70
Öbek Fiiller
bring something crashing down (around one)
f.
(bir şeyi) göçürtmek
71
Öbek Fiiller
bring something crashing down (around one)
f.
(bir şeyin) yıkılmasına sebep olmak
72
Öbek Fiiller
bring something crashing down (around one)
f.
(bir yapının) çökmesine sebep olmak
73
Öbek Fiiller
bring something crashing down (around one)
f.
hayatını alt üst etmek
74
Öbek Fiiller
peg (one) down as (something)
f.
olduğunu düşünmek
75
Öbek Fiiller
peg (one) down to (something)
f.
uyum sağlatmak
76
Öbek Fiiller
peg (one) down as (something)
f.
olduğuna inanmak
77
Öbek Fiiller
peg (one) down to (something)
f.
(kurallara, standartlara, belli bir davranış biçimine) uydurmaya çalışmak
78
Öbek Fiiller
peg (one) down as (something)
f.
olarak bilmek
79
Öbek Fiiller
peg (one) down as (something)
f.
olarak düşünmek
80
Öbek Fiiller
peg (one) down to (something)
f.
uymasını sağlamak (kurallara, standartlara, belli bir davranış biçimine)
81
Öbek Fiiller
see (one) down (to something or some place)
f.
uğurlamak
82
Öbek Fiiller
see (one) down (to something or some place)
f.
aşağıya kadar eşlik etmek
83
Öbek Fiiller
see (one) down (to something or some place)
f.
-e kadar geçirmek
84
Öbek Fiiller
see (one) down (to something or some place)
f.
yolcu etmek
85
Öbek Fiiller
write down to (one)
f.
birini/okuyucuyu aşağılar bir dille yazmak
86
Öbek Fiiller
write down to (one)
f.
birini/okuyucuyu küçümser bir dille yazmak
87
Öbek Fiiller
jew (one) down
f.
bir şeyin fiyatını indirmeye çalışmak
88
Öbek Fiiller
jew (one) down
f.
bir şey için pazarlık etmek
89
Öbek Fiiller
get (one) down
f.
(birinin) canını sıkmak
90
Öbek Fiiller
get (one) down
f.
(birinin) moralini bozmak
91
Öbek Fiiller
get (one) down
f.
(birinin) keyfini kaçırmak
92
Öbek Fiiller
get (one) down
f.
(birini) üzmek
93
Öbek Fiiller
hand down from (someone) to (one)
f.
(birinden birine) devrolmak
94
Öbek Fiiller
hand down from (someone) to (one)
f.
(birinden/birine) miras kalmak
95
Öbek Fiiller
hand down from (someone) to (one)
f.
(birinden birine) geçmek
96
Öbek Fiiller
haul (one) down to (some place)
f.
(birini bir yere) düşürmek/çekmek
97
Öbek Fiiller
hoot (one) down
f.
(birini) yuhalayıp/ıslıklayıp sahneden indirmek
98
Öbek Fiiller
hoot (one) down
f.
(birini) yuhalamak
99
Öbek Fiiller
hoot (one) down
f.
(birini) ıslıklamak
100
Öbek Fiiller
howl (one) down
f.
(birini) yuhalayarak/ıslıklayarak susturmak
101
Öbek Fiiller
howl (one) down
f.
(birini) yuhalayarak/ıslıklayarak sahneden indirmek
102
Öbek Fiiller
look (one) up and down
f.
(birini) baştan aşağı süzmek
103
Öbek Fiiller
look (one) up and down
f.
(birini) baştan aşağı incelemek
104
Öbek Fiiller
set (one) down as (something)
f.
(birine olumsuz bir şey) olarak bakmak
105
Öbek Fiiller
set (one) down as (something)
f.
(birini olumsuz bir şey) olarak görmek
106
Öbek Fiiller
set (one) down as (something)
f.
(birine olumsuz bir şey) gözüyle bakmak
107
Öbek Fiiller
set (one) down as (something)
f.
(birini olumsuz bir şey) olarak değerlendirmek
108
Öbek Fiiller
set (one) down as (something)
f.
(birini olumsuz bir şey olarak) düşünmek
109
Öbek Fiiller
set (one) down as (something)
f.
(birini olumsuz bir şey) olarak farz etmek
110
Öbek Fiiller
talk down to (one)
f.
(biriyle) küçümseyici bir biçimde konuşmak
111
Öbek Fiiller
talk down to (one)
f.
(birini) aşağılayarak konuşmak
112
Öbek Fiiller
talk down to (one)
f.
(birinin) seviyesinde/seviyesine inerek konuşmak
113
Öbek Fiiller
talk down to (one)
f.
(biriyle) yüksekten konuşmak
114
Öbek Fiiller
bring (something) crashing down (around) (one)
f.
(birinin) hayatını kaydırmak
İfadeler
115
İfadeler
one down, one to go
expr.
biri gitti biri kaldı
116
İfadeler
two down one to go
expr.
ikisi gitti, biri kaldı
Konuşma Dili
117
Konuşma Dili
be down on one’s luck
f.
şansı kötü gitmek
118
Konuşma Dili
be down on one’s luck
f.
bahtı kara olmak
119
Konuşma Dili
be down on one’s luck
f.
kör talihi olmak
120
Konuşma Dili
be down on one’s luck
f.
şanssız olmak
121
Konuşma Dili
be down on one’s luck
f.
şansı kötü olmak
122
Konuşma Dili
jump down one's throat
f.
boğazını sıkmak
123
Konuşma Dili
jump down one's throat
f.
boğazına sarılmak
124
Konuşma Dili
(horse race betting) I was down to one number
f.
1 numarayla kaçırmak
125
Konuşma Dili
(horse race betting) I was down to one number
f.
altılıda beşte kalmak
126
Konuşma Dili
be down to (one)
f.
(birinin) görevi olmak
127
Konuşma Dili
be down to (one)
f.
(birine) düşmek
128
Konuşma Dili
be down to (one)
f.
(birinin) kararı olmak
129
Konuşma Dili
be down to (one)
f.
(birinin) işi olmak
130
Konuşma Dili
be down to (one)
f.
(birinin) sorumluluğu olmak
131
Konuşma Dili
be down to (one)
f.
(birine) kalmak
132
Konuşma Dili
have one's hair down
f.
saçını açmak
133
Konuşma Dili
one-down
s.
önceliği başkasına vermiş
134
Konuşma Dili
one-down
s.
menfaatinden ödün vermiş
135
Konuşma Dili
one-down
s.
geride durmuş
Deyim
136
Deyim
up one side and down the other
i.
baştan ayağa
137
Deyim
a shiver down (one's) spine
i.
tüyleri ürperme
138
Deyim
a shiver down (one's) spine
i.
korkudan ürperme
139
Deyim
a shiver down (one's) spine
i.
tüyleri diken diken olma
140
Deyim
a shiver down (one's) spine
i.
bir ürperti hissetme
141
Deyim
a shiver down (one's) spine
i.
soğuk ter dökme
142
Deyim
a shiver down (one's) spine
i.
ödü kopma
143
Deyim
a shiver down (one's) spine
i.
içi ürperme
144
Deyim
a shiver down (one's) spine
i.
heyecandan titreme
145
Deyim
put one's foot down
f.
ayak diremek
146
Deyim
let one's hair down
f.
kurtlarını dökmek
147
Deyim
look down one's nose at
f.
tepeden bakmak
148
Deyim
look down one's nose at
f.
küçük görmek
149
Deyim
look down one's nose at
f.
hor görmek
150
Deyim
send shivers down one's spine
f.
tüylerini diken diken etmek
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of one down
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy